Şehrin Caz Hali (!)

istanbul-trafik

İstanbul; yedi tepe, iki kıta, milyonlarca insan, sayısız karakter ve düşüncenin şehri. Buranın insanları neredeyse her gün, hatta her dakika İstanbul’un azizliğine küfrederler. Buranın insanları diyoruz ama kim bu insanlar? Gerçekte İstanbul’un sahipleri kimler?..

Bu sorunun cevabı gün geçtikçe daha çok karışıyor kayıplara. Yıllar sonra belki de buranın insanları dediğimiz insanlardan çok, yabancılar olacak şehirde. İstanbul bu, herkesi barındırır ama herkesi içine almaz! “Şehrin Caz Hali” dedik, çünkü İstanbul’dan başka bu kadar karışık bir şehir daha görmedim ben. Hani, “bana caz yapma” deriz ya cazın anlamını bilmeden. İşte insanlar kendileri caz aslında.

Caz nedir? “Birkaç müzik türünün ve birden fazla enstrümanın bir araya gelmesiyle oluşan doğaçlama bir tarz.” Böyle geçer pek çok yerde. İnsanları caza benzetmemde bu yüzden. Çünkü burada herkes farklı kafalardan konuşur. “Her kafadan bir ses” deyimi tam da İstanbul insanları içindir. Herkes farklı şeyler söyler. Biz buna sohbet, muhabbet deriz ama aslında kimse birbirini dinlemez. Herkes daima kendi düşüncesini baskın tutma yönündedir, çünkü korkarlar yeni bir şeyler öğrenip değişmekten. İstanbul’da olduğunuz süre boyunca bu hep böyle devam eder. En son kaçacak yerler bulunur ve gidilir. Gittiğiniz yerde kafanızı dinler, ruhunuzu ve bedeninizi dinlendirirsiniz. Ama oda bir yere kadar… Çünkü İstanbul özlemi başlar içinizde. O her gün her gün nefret ettiğiniz şeyleri özlemeye başlarsınız. Kalabalığını, insanlarını, zorluklarını, şehrin kokusunu, hatta trafiğini bile… Korkmayın! İşte o zaman şehir sizi içine hapsetmiş demektir…

Şehir sizi içine çekip, girdabının en dibine doğru yollamaya çalışır. Burada yaşamak zor ve zahmetlidir. Yani tam anlamıyla her yiğidin harcı değildir. İstanbul’a gelen insanların içinde o ilk geldikleri günün masumiyeti kalmaz, kalamaz. Çünkü buraya ayak uydurmak isteyen bencilleşmek zorundadır. Kendinden başka kimseyi düşünmemesi gerekir, her fırsatı değerlendirmek, lehine çevirmek ve kullanmak durumundadır.

Hayat zaten bir yarıştır fakat İstanbul’da yaşamak apayrı bir yarıştır…

Sevgiler…

Dilhan KESKİN

Yorum Yap

Yandex.Metrica