Liderlik ve Futbol | Üst Manşet

Liderlik ve Futbol

Günümüzde liderlerin yada bir şekilde yönetici olmuş insanların bir futbol oyunundan örnek verecek olursa ve bu önemli pozisyonda ki insanları sahaya çıkarırsak, muhtemelen büyük bir çoğunluğu futbol takımlarında “forvet oyuncu” olmayı isteyecektir. Yani rakip kaleye en yakın oynayan akıncı oyuncu…
 Bunu, ülkemizde ki futbol ile karşılaştıracak olursak bu insanların aslında liderlik özelliklerinden çok hırslarının ne kadar ön planda olduğunu görebiliriz.
 Ayrıca, derinlemesine baktığımızda ticaret hikayesine veya lider oldukları topluluğun başına hırsları için gelmişlerdir. (Tabi bu tez büyük bir çoğunluğu kapsıyor) 
Ben bir halı saha oyuncusu olsam; “sağ bek”oynarım. Bu strateji meselesidir çünkü bir takımda oyun kurucusu hiçbir zaman forvet oyuncusu değildir… Bir sağ veya sol bek oyuncusunun takım stratejisine göre yapmaları gereken görevler değişkenlik gösterir, bu şekilde sürekli strateji üretip kendini geliştirmek bu kişide alışkanlık olmaya başlar. Çünkü yapılan iş muhakkak insanın hayatını etkileyecektir. Ayrıca, Bek ler her zaman çok iyi dinleyicidir, iyi bir dinleyici her zaman daha başarılıdır… 
İşte bu yüzdendir ki;
Patronlar
– Çalışanlarını gereksiz yere aşırı zorlar
– Otorite sevdalısıdır, sürekli “ben” der 
– Korkudan ilham alır 
– Çalışanlarının ufak hatalarını yüzüne vurup onları utandırır hatta hakaret eder
– Nasıl yapılacağını her zaman bildiğini iddia eder
– İnsanları kullanır
– Övgü sevdalısıdır ve hep övgüyü kabul eder
– Emirler yağdırır
– “Haydi” der 
Oysa bir lider,
– Çalışanlarına bildiği konularda koçluk yapar ve yol gösterir
– Saygınlığına güvenir çünkü saygı her şeyden önce gelir
– Heyecanlandırır ve buna bağlı olarak karşıda istek yaratır
– Ben demez biz der
– Sorunları çözmeye odaklıdır
– Nasıl yapılacağını gösterir
– İnsanları geliştirir ve destekler
– Över
– Rica eder
– “Hep beraber” der
 Bu tip patronların; “havada kapın”, “müşteri bağlamak için yalan söyleyin”,  “kurt olun”, “bu işler için biraz da kötü olmak lazım”, “sende çok fazla iyisin” vb. gibi lafları kolayca kullanabilmesi ve aslında pazarın bu şekilde işlemesi çok kötü. Kişilerin müşterisine göre taraf değiştirmesi hatta söz de din ya da mezhep değiştirmesi (olmaz demeyin ben tanıdım böyle birini) gerçekten çok büyük karaktersizlik. Maalesef bu insanlar iş yapabiliyor, herkes arkasından konuşuyor ama iş bu tiplere geliyor bir şekilde… Sonlarını da biliyoruz bu tiplerin, o meşhur tanıdıklarıyla birlikte tarih oluyorlar… 
Kaliteli saygınlara ve kimseyi merdiven yerine koymayan yani lider olanlara selamlar… 
Sevgiler 

Yorum Yap