“Gökyüzü gibi çocukluk, hiç gitmiyor…” | Üst Manşet

“Gökyüzü gibi çocukluk, hiç gitmiyor…”

“Gökyüzü gibi çocukluk, hiç gitmiyor…” Cnn Türk’te “Gündem Özel” programında ne güzel dedi Psikiyatrist Gülcan ÖZER hoca…. Çok etkilendim bu cümleden, bende hep derdim ki “insanın gözleri gibi çocukluğu hiç değişmiyor” gerçekten öyle..

Bir de, “insan 7’sinde ne ise 70’inde de o olur” lafı var. Eski sözleri harmanlıyoruz tabii bir bakıma, hepsi aynı kapıya çıkıyor. Süslü kelimelerin altında yatan derin düşünce rüyalarımızı anlatmaya kelimeler bazen yetiyor, bazen yanından geçemiyor. Gerçekten psikologlar onlara danıştığınızda diyor ya; “bana hatırladığın ilk çocukluk anını anlat” bu sözü de ilk duyduğumda durup düşündüm herkes gibi… 4-5 yaşlarında yaşadığınız derin travmalar ne kadar da etki ediyor insanın hayatına… Bazen annelerimizi bazen babalarımızı eleştiriyoruz ama genelde bilmeyiz onun ebeveynleri ile küçük yaşlarda neler yaşadıklarını ya da neler yaşayamadıklarını… Benim hayatta sorunlu insanlara yaklaşımım hep şu şekildeydi: “Bu kişiye bunu yaptıran ne oldu? Acaba ne yaşadı?” çünkü travmalardan, blokajlardan kurtulmak gerçekten çok zor. 

İnsan bilinçaltını bazen öyle bir yaşıyor ki ve öyle bir etkiliyor ki, bunu kabullenmek zorunda kalıyorsunuz. Tabii suçlu insanlara da ceza vermek zorundayız ama bence ne olduğunu da sormak zorundayız. Herkes bu dünyaya eşit şekilde geliyor (hastalıklar dışında) ve bu tip seçimler yapıyorsa eğer, yaşadığı muhakkak bir travması oluyor. Kendini değiştiren insan yok değil mi? Tabii ki var ama bu şansı yakalayabilenler gerçekten maddi manevi şanslı ve mücadeleci kişiler, herkes öyle olacak diye de bir şey yok maalesef. Bazı insanlar doğuştan şanssız oluyor; ah! şu genler değil mi?..  Anneden babadan aktarımlar var ister istemez.. Ama bu da zaman ve özveri istiyor, bir an önce nesilden nesile aktardığımız kötü düşüncelerimizi, blokajlarımızı çözümlememiz lazım, yardım almamız lazım ki, hem eleştiren hem de eleştirilen taraf olmayalım. 

“Gökyüzü gibi çocukluk, hiç gitmiyor…”
Kişilerin aileleri ile ya da toplumla yaşadığı bazı olaylar bazen ölene kadar fikirlerine, kararlarına ve sonuçlarına etki ediyor, bu yüzden kime ne yaşattığımız çok önemli, bir de bu işin karması var… Huy canın altındadır tamam ama kestirip atmamak lazım. Biraz karşı tarafı anlayış, biraz kendinizi tanıma ve ona göre seçimler yapma derken üç günlük hayatı hem kendinize hem de başkalarına zehir etmeden yaşayabiliriz. Sevgiler…

Yorum Yap