Duygusal birlikteliklerde kayıtsız / kaçıngan bağlanma stili ve benmerkezci partner sorunu

Romantik İlişkilerde taraflardan birisi duygusal bir eksiklik hissettiği anda ilişkide alarm çanları çalmaya başlar. Partnerinizle ortak noktalarınız var ancak duygusal anlamda ortak bir noktada buluşamıyorsanız bu ilişkinin revizyona ihtiyacı vardır.

İlişkilerde bazen taraflardan biri egosantrik (benmerkezci) bir yaklaşım sergileyebilir. Bunun sonucunda diğer partner önemsenmediği, sevgi görmediği, ihtiyacı olan ilginin ona gösterilmediği düşünceleri ile başbaşa kalır. Egosantrik bireyler kendi ve kendi ile ilgili olay, durum ve nesneleri anlatmayı severler. Genellikle siz ve sizi ilgilendiren olayları dinlemeye gönüllü değillerdir. Egosantrik partner ilgisizdir.

İlgisiz partner, diğer partneri ilgi konusunda beklentiye sokar, beklentide olan partner duygusal olarak kırılganlaşır ve beklentisi karşılanmadıkça hırçınlaşır. Bu durum ilişkiyi daha derin bir girdaba sürükler.

Eğer partnerlerden birisi ilgisiz ise bu durum partnerinizin enerjisinin sizde olmadığı anlamına gelir. Çünkü enerjisi sizde olanın, ilgisi de sizde olacaktır.

“Partnerim beni sevmiyorsa neden benimle birlikte? Demek ki beni seviyor” düşüncesi ise şöyle açıklanabilir; bazı insanların kendilerini ifade ediş biçimleri kapalıdır. Duygularını aktarmayan partnerleri bağlanma stilleri açısından incelediğimizde genellikle özellikleri açısından “Kayıtsız / Kaçıngan Bağlanma” stiline sahip bireyler olduğunu görebiliriz.

Çocukluk döneminde sevgi ve ilgi konusunda yeterli doyuma ulaşamama, erişkinlik döneminde travmatik yaşantılar, aldatılma, travmatize ayrılıklar bireylere Kayıtsız/Kaçıngan bağlanmaya sebep olur.

Kayıtsız / Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler duygularını bastırarak, hislerini gizlerler. Özgürlüklerine aşırı derecede düşkündürler, bir duygusal ilişki içinde değilken kendilerini daha rahat hissederler. Kayıtsız / Kaçıngan bağlananların temel misyonu kimseye bağlı olmamak kimsenin de onlara bağlı olmamasıdır.

Kayıtsız / Kaçıngan bağlanan bireyler sevgilerini belli etmezler dolayısıyla karşısındaki partner hiçbir zaman onun sevgisinden emin olamayacağı için ilişkide şüpheci bir tavır sergiler. Bu kişiler iki uçlu davranışlar sergileyebilirler, görüştüğünüzde herşey gayet normalken, görüşmenizin ardından birkaç gün sizinle irtibata geçmeyebilirler. Ardından tekrar hiçbirşey olmamış gibi irtibat kurmaya devam ederler. Kayıtsız / Kaçıngan bağlanan birey devamlı gider ve döner. İlişki süreci bu gel gitler ile oldukça yıpranır. Kayıtsız / Kaçıngan bağlanan bireyin de bağlanma ihtiyacı vardır ancak bu ihtiyaç istikrarsızdır. Uzun dönemler ortadan kaybolmak ama döndüğünde herşeyi bıraktığı gibi bulma isteği vardır.

Hissettiği duyguları ifade edemeyen partner bunu davranışlarına da yansıtmaz, dolayısıyla ilişki içerisinde duygusal kaos baş göstermeye başlar. Kayıtsız / Kaçıngan bağlanan bireyler hem bir ilişki içinde olmak ister, hem de bu ilişkinin ilerlemesinden korkar ve duygusal yakınlık göstermeye çekinirler. Güvenli Bağlanan bireyle ise genellikle sağlıklı ilişkiler geliştirirler. Güvenli bağlanma stiline sahip olan partnerlerin empati yetenekleri gelişmiş olduğu için karşı tarafın istek ve ihtiyaçlarına daha duyarlı ve hassas yaklaşabilme yetisine sahiptirler.

Flörtün başlangıcında size oldukça ilgili davranan partneriniz, zamanla kademeli olarak bu ilgiyi geri çeker, azaltır. Başlarda olan görüşme isteği, size olan merakı ile birlikte azalır. Hem ilişki kurmak isteyen hem de yakınlaşmaktan kaçınan “Kayıtsız / Kaçıngan Bağlanan” birey sizin özdeğerinizi ve ilişkiyi sorgulamanıza sebep olarak aslında size duygusal şiddet göstermiş olur.

Duygusal İlişki görünümündeki bu durumda aslında kurulabilen sağlam bir duygusal bir bağ yoktur. Bu birliktelik aslında birlikte vakit geçirdiğiniz ama duygu barındırmayan bir soruna dönüşmüş durumdadır.

Kayıtsız / Kaçıngan Bağlanan ve benmerkezci kişiler genellikle kararları size bırakmaz, kendileri verirler. Kendine uygun olmayan, hoşuna gitmeyen, yararlanamayacağı hiçbir aktiviteye dahil olmak istemezler, sizin ne istediğiniz onların gözünde pek önem teşkil etmez. Partneriniz kendisine uygun olmayan bir programda sizinle birlikte dahil olmak istemez. Sizinle ilgili çaba sarf edeceği hiçbir duruma dahil olmak istemez. Hep kendini anlatır, sizi merak etmez, nasıl olduğunuzu sormaz, siz onu aramadan sizi aramaz .

Sizinle yaptığı planlara sadık değildirler. Karşılarına sizinle yaptığı plandan daha cezbedici bir fırsat çıktığı anda rahatlıkla sizinle olan planlarını iptal ederler. Söz vermekten kaçınırlar ve verdikleri sözleri genellikle türlü bahanelerle gerçekleştirmezler. Anı yaşamayı tercih ederler ve ileriye dönük planlar yapmaktan kaçınırlar. İlişkinin geleceğine dair konuşmazlar, ilişkiye değer affetmez, isim koymaz, sizi yakınlarıyla ve arkadaşlarıyla birliktelik yaşadığı kişi rolünde tanıştırmazlar.

Peki bu tür ilişkiler ne zamana kadar devam eder? Partnerinizle ilişkinizin ciddiyeti hakkında konuşmak istediğiniz anda sorunsuz görünen ilişkideki sorunlar su yüzüne çıkmaya başlar, partneriniz sizden uzaklaşır ve aranızda bir duvar olduğunu hissetmeye başlarsınız. İlişki bir noktada tıkanıp kalır ve ilerlemez. Bu tip partnerler flört aşamasından ilişkiye geçiş aşamasında takılı kalmayı tercih ederler ve hatta ilişki boyunca orada kalmayı kendileri için güvenli bulurlar. O esnada sevgi göremeyen partnerin zamanla sevgi arayışı derinleştikçe, kendi sevgisini partnerinden gördüğü sevgi sanarak benimser. Bu durum tek bir partnerin çabalaması ile zamanla o partnerde tükenmişliğe yol açar.

Geriye dönüp baktığınızda “Ben bu ilişki için neler yaptım? “, “Partnerim bu ilişki için neler yaptı” şeklinde bir sorgulama yapmak, bunları tek tek, madde madde sıralamak sağlıklı bir değerlendirme biçimi olacaktır. Bu emek ve değer kıyası size ilişkinizi değerlendirme aşamasında yardımcı olacaktır. İlişkiyi ayakta tutmak için çabalayan sadece siz misiniz? Yoksa partneriniz de sizinle birlikte çabalıyor mu? Bu soruların cevabı bu küçük çalışma sonucunda kağıda dökülebilir. Kayıtsız-Kaçıngan bağlanan ve benmerkezci kişilerle ilişki kurmak zordur. Sorun sizde olmamasına rağmen devamlı sorunu kendinizde arar bulursunuz.

Ve “Ben onu düzeltebilirim, böylelikle ilişkimiz de düzelir” yanlış bir yaklaşımdır. Siz kimsenin terapisti değilsiniz. Başkalarını değiştirmek için gösterebileceği çabayı, kişi kendi özünü geliştirmek için kullanmalı. Önemli olan beklentilere girmek değil, kendi içinize dönüp ihtiyacınız olan ilgiyi ve sevgiyi kendinize göstermenizdir.

Yorum Yap