"Amin" Kelimesinin Kökeni Nedir? Duaların sonunda "Amin" Demeli miyiz? | Üst Manşet

“Amin” Kelimesinin Kökeni Nedir? Duaların sonunda “Amin” Demeli miyiz?

Uzun zamandır araştırdığım ve araştırdıkça şaşırdığım bir konu…

Lafı hiç uzatmadan konuya girmek ve kaynaklardan alıntı yaparak ilerlemek istiyorum.

Öncelikle Kuran-ı Kerim’de “Amin” kelimesi geçmez…

M.Ö. 14. Yüzyılda Mısır Firavunlarından olan Amerofis ve karısı Nefertiti  monoteizmi ( tek tanrıcılık) benimser ve yeri-göğü yaratan tek tanrının ATON ( Aten) olduğunu kabul eder. Buna istinaden kendi ismini de Akhenaton (Aton’un hizmetkârı) olarak değiştirir. Tarihte ilk tek tanrı inancını icat etmesiyle bilinse de ölümünden sonra Amon rahipleri tarafından izleri büyük ölçüde silinir. Amon rahipleri bununla da kalmaz, Akhenaton’un oğlu Tutanhaten ( Aten’in yaşayan görüntüsü) ismini de Tutankhamun ( Amun’un yaşayan görüntüsü) olarak değiştirirler.

Akhenaton’un öldürülmesinden sonra Amon rahipleri tarafından en büyük tanrı yeniden  Amon ( Amun, Amoun, Amen) olarak kabul edilir ve tekrar çok tanrılı dine dönüş yapılır. Amon’un diğer tanrılardan en büyük farkı yoktan var olmuş olması ve diğer tanrılar gibi anne-babasının olmamasıdır. Amon tanrıların kralı olarak kabul edilir ve tek tanrılı dine biraz da olsa vurguda bulunulur.

Mısır bölgesini gezen Yunan tarihçileri Amon’un kendi tanrıları Zeus’un karşılığı olduğuna karar verirler.

Amon önem kazandıkça diğer bölgelerin tanrılarıyla özdeşleştirilecek ve sonunda Amon’un aslında RA’yı temsil ettiğine karar verilecek, ismi de AMON-RA olacaktır. Ra; güneşin görünen yüzünü temsil ederken Amon ise güneşin gizemli yüzünü temsil etmektedir.

Zamanla İSİS ve OSİRİS isimli tanrılar önem kazandıkça AMON’un popülaritesi azalacaktır. Mısır dışındaki bölgelerde Amon’a benzer isimlerle tapınmalar başlar. Eski  Libya’da ( Amun), eski Yunan’da (Ammon) ,isimli tanrılara tapılarak onların adına tapınaklar yapılmıştır.

Amen” kelimesi İbranice’de İngilizce çevirisiyle  “ So be it “ yani kabaca ( öyle olsun) anlamın da kullanılır. Tabii kelimenin aslı yukarda anlatıldığı gibi Mısır’da bir zamanlar yaşamış olan Yahudilerin o bölgede en büyük tanrı kabul edilen Amon’a ibadetlerinden gelmedir. Yahudiliğin etkisiyle ve Mısır inançları senteziyle doğmuş bir din olan Hıristiyanlıkta da Amen kelimesi duaların sonunda ifade edilmeye başlanmıştır. Hem eski Ahit’te ( Tevrat), hem de yeni Ahit’te ( İncil)  Amen kelimesi defalarca kullanılmıştır.

Şimdi İslam dinine gelecek olursak; Hz. Muhammed‘in doğup büyüdüğü bölgede Yahudilik ve Hristiyanlık’ın etkileri büyüktür. Hz. Muhammed “Amen” kelimesini “Amin” olarak kullanmıştır.

İlk kaynağımız bu şekilde açıklamış ve yukarıda ki tarihler, isimler ve sıralamalar araştırdığım kadarı ile doğrudur.

Bir diğer kaynağa göre “Amenofis” zamanında “her duanızın sonunda benim ismimi söyleyeceksiniz “diye emrediyor. Böylece dua edenler firavunların ismini anmak adına her duadan sonra “Amin” (Amen-Amon) diyorlar.

Bu kaynağa göre Hz. Muhammed; Hz. İsa ve Hz. Musa‘ya bağlı kalmak adına dualarının sonunda “Amin” diyor ve denmesini istiyor.

Tek Tanrılı dinlerin atası olarak kabul edilen Amenofis‘in bir de şiiri meşhurdur.
Şimdi Amenofis’in şiirini sizlerle paylaşacağım:

Amenofis’in şiiri;

 
Tanrı uludur, birdir, tektir..
Ondan başkası yoktur..
Bir tanedir,
O dur her varlığı yaratan,
Bir ruhtur tanrı, görünmeyen bir ruh,
Ta başlangıç da vardı tanrı,
Tek varlıktı o..
Hiçbir şey yokken o vardı.
Her şeyi o yarattı,
Ezelden beri süregelen varlığı,
Ebediyete kadar sürecek,
Gizlidir tanrı, kimse görmemiştir onu..
İnsanlara ve yarattıklarına sır kalır her zaman…
 

Bu konu tartışmaya açıktır. Bu şiir bazı kaynaklarda “tanıdık geldi dimi?” diye islamiyete atıfta bulunmuşlardır. Bu konulara girmek istemiyorum…

Acaba biz dualarımızın sonunda “Amin” derken firavunun ismini mi anmış oluyoruz?
 
Fakat şunu da unutmamak lazım firavun dediğimiz kişilerin de Tek Tanrı inancı vardı. Şimdi tek Tanrılı dinlerin atası Amenofis denmiştir fakat tabiki bize göre herkesten önce gelen Hz. Adem vardır. Bu konuda tek Tanrılı dinin atası Amenofis olduğu burada bizim için zaten çürümüş oluyor. Ayrıca mitolojide ya da Mısır tarihinde bazı önemli kişiler ya da Tanrı denen kişiler neden Peygamber olmasın? Bizim bildiğimiz den çok bilmediğimiz peygamberler var. Dünya’ya belki binlerce belki milyonlarca peygamber gelmişti. Yazılı tarih öncesini bu yüzden çok iyi bilemeyiz.
 
Bir kaynağa göre :
 
Şimdi Tevrat ve İncil’in değiştirildiğini biliyoruz. İki kitapta da “Amin” kelimesinin geçtiğini görüyoruz. Yani bu yüzden Hz. İsa ve Hz. Musa bu kelimeyi kullanmışlardır. Hz. Muhammed’de bazı hadislere göre Fatiha Suresi’nden sonra “Amin” denmesini istemiştir. (Amin kelimesi Surelerin sonunda değil duaların sonunda söylenir. Fakat Fatiha Suresi dua gibi olduğu için Hz. Muhammed “Amin” denmesini istemiştir. Sünnet olarak sayılmıştır.)

Dinler birbirinden etkilenmiştir, kişiler birbirinden etkilenmiştir, diller birbirinden etkilenmiştir… Bu konuda bu yüzden söylenecek çok şey var. Yani Amenofis’te belki birilerinden etkilenmiş olabilir… Neden olmasın?

 

Bir kaynağa göre:

Akhenaton’un inandığı dinde erkekler sünnet oluyorlardı. Domuz eti yemek günahtı.
Tapınağa girmeden önce el ve ayaklarla yüz belirli bir ritüele uygun olarak yıkanıyor, yani abdest alınıyordu.

Cinsel ilişkiden sonra da günümüzde gusül abdesti dediğimiz biçimde mutlaka baştan aşağı yıkanmak gerekiyordu. 

Akhenaton’daki bu değişikliğin sebebi neydi? Neden geleneksel inançları reddetmişti? Bunu bazı tarihçiler Asya’dan gelen bir eşe bağlıyorlar: Nefertiti’ye! 

Ailesi hakkında kesin bulgu olmasa da Mitannilerden gelme Asyalı bir prenses olduğu düşünülüyor. Asıl adı Tadukhepa’ydı, fakat o kadar güzeldi ki, eski Mısır dilinde ‘güzel kadın geldi’ anlamına gelen Nefertiti olarak anılmaya başlandı.

Bunun şöyle bir etkisi var. Nefertiti için Asyalı olduğu söyleniyordu. Akhenaton’un heykellerinden anladığımıza göre bizzat kendisinin gözleri bir Asyalı gibi çekikti. Akhenaton’un çekik gözlü olmasını kimi yazarlar ensest ilişkilere ve genetik bozulmaya bağlıyorlar. Ancak bu biraz spekülatif bir yaklaşımdır. Daha sonra Firavun olan oğlu Tutankhamon’un ele geçen hazineleri arasında bir kadın büstü bulunuyor. Bu büst de tartışma götürmez bir şekilde çekik gözlüydü. Ayrıca üst düzey insanların gözlerine çekik gözlü imiş gibi sürme çekme adeti vardı. Bu kaynağa göre: başkalarından farklı olduğu için güzel sayılan çekik gözlere bir öykünme idi.

Buradan çıkabilecek bir sonuç: Acaba Akhenaton Asya’da yaşamakta olan Şaman dininden mi etkilenmişti. Bilindiği gibi 10000 yıl önce Asya’dan Amerika’ya geçen Kızılderililer de Şamandır ve tek tanrıya, cennete inanırlar.

Tevrat’taki tarihlemeye göre Hz. Yusuf Akhenaton’dan önce Mısır’da yaşamıştı. Firavun’un ondan etkilendiği düşüncesi öne sürülmüştür. Ancak Hz. Yusuf’un tek tanrı inancında olduğunu gösterir ve hatta Mısır’da yaşadığını gösterir hiçbir belge ve bilgi bulunamamıştır. Sadece Tevrat’ın iddiası var ki, olaydan bin sene kadar sonra yazıldığı bilinen bir kitap belge olarak bilim dünyasında kabul edilmemektedir.

Din kitapları Akhenaton’dan sanki hiç yaşamamış gibi tek satır olsun söz etmez.

Akhenaton, acaba Tevrat’ta adı geçen LUT PEYGAMBER olabilir mi?

Tevrat’ta Lut peygamberin erkek evladı olmadığı için bir gün arayla iki kızıyla -onlar tarafından sarhoş edilip (!) – ilişkiye girdiği anlatılır.

Akhenaton da, Nefertiti’den erkek çocuğu olmadığı için, erkek çocuk yapmak amacıyla 2 kızı ile evlenmişti.

Tevrat’ta Lut’un ailesini alarak Sodom ve Gomorra’yı terk ettiği yazılmakta.

Akhenaton da ailesi ve tebasıyla birlikte eski başkenti terk etmişti.

“Müslüman Mısırlılar bugün bile ona “Akhenaton Aleyhisselam” derler”diyor kaynak…

Yazılı tarih yetersizliği, mitler, dinler vs derken konu çok farklı yerlere gidiyor… Bilinçli ya da bilinçsiz uydurulmuş şeyler de olabilir! Ama yine söylüyorum çeşitli mitlerde geçen önemli insanlar peygamber olabilir. Böyle düşünüldüğünde bazı şeyler kafamıza yatıyor doğrusu… Yani hepsi özellikli insanlar ve insanlara hitap ediyor ve saygı görüyorlar. Dediğim gibi neden olmasın? 

 

Kaynaklar:

http://www.islamansiklopedisi.info/dia/ayrmetin.php?idno=030062

https://sorularlaislamiyet.com/kuranda-amin-kelimesi-kullanilmis-midir

https://met-cezir.blogspot.com.tr/2016/04/amin-amen-kelimesi-nereden-gelir-kokeni.html

https://www.frmtr.com/garip-olaylar/4740553-ilk-peygamber-akhenaton.html

 

Feyza Türkyılmaz’ın Diğer Yazıları İçin Tıklayınız

Yorum Yap